Bölge
Beyoğlu - Galata
Çeşit
Fransız Mutfağı İtalyan Mutfağı Şarap evi
Menu
Kredi KartıKapasiteRest: 265 Bar: 100 Çalışma Saatleri09:00 - 02:00 Hergün Diğer Bilgiler* Evlere şarap servisi!
* Rezervasyonsuz gitmeyiniz!
|
Toplam yorum sayısı (1)
 |
Detaylı BilgiKurucusu Panayot Papadopulos'tur. Pano'nun adı da bunun kısaltılmışı. Geçmişte hep azınlıklar işletmiş bu şaraphaneyi. Ermeni asıllı Emel hanım ölünce kapılarını müşterilerine kapatmış. Ama şimdi eski havasıyla yeniden şarap severlerini bekliyor.
Gazetecilerin, yazar-çizerlerin, gençlerin şarabın zevkine varabilmek için şimdilerde sıklıkla uğradıkları bir mekan, Pano şaraphanesi. Pano, yabancı şarap satışının yapılmadığı, yüz bir yıllık geçmişe sahip, köklü bir şaraphane. Ayrıca Beyoğlu'nun en eski mekanlarından. Adı, kurucusu Panayot Papadopulos'un kısaltılmasından geliyor. 1898'den beri de isim değişikliğine uğramadan gelmiş. Beyoğlu'ndaki İngiliz Konsolosluğu'nun çaprazında olan Pano, şarap severlerin gözdesi.
Osmanlı topraklarında Rum azınlığın bir üyesi olarak yaşayan Papadopulos, Bozcaada'dan fıçılarla getirdiği şarabı, Beyoğlu'nda başlangıçta gizlice, el altından satıyormuş. Sonra Pano Şaraphanesi’ni açmış ve fıçılarını numaralayarak buraya yerleştirmiş. Numara sayısı arttıkça şarabın kalitesi de artarmış. Pano, kısa sürede tanınmış ve Beyoğlu müdavimleri artık buradan çıkmaz olmuş. Öyle ki Yerevant isimli Ermeni bir dişçi muayenehanesini buraya taşımış. Mahzen katına taşınan Yerevant, hem hastalarını muayene eder, hem de onlarla beraber şarap içermiş.
Pano'nun çektiği ilgi komşularını kıskandırmış. Bir gün Panayot'un komşularından biri Pano'nun camını kırmış. Panayot gidip şikâyet etmiş, komşusu da camı taktırmak zorunda kalmış. Şikayet edildiği için sinirlenen komşusu belediyeden tanıdıklarını araya sokmuş. Panayot'un şaraphanesine giden zabıtalar çeşitli bahanelerle kapatma cezası vermişler. Bu duruma çok üzülen Panayot oracıkta kalpten ölmüş. Panayot'un ölümünden sonra akrabaları işletmiş şaraphaneyi. En son işletmecisi ise Ermeni asıllı Emel Hanımmış. Onun ölümünden sonra Pano 1987'de kapanmış. Ta ki 1997'nin Kasım ayında Fevzi Büyükerol'un Pano'yu restore etmek için satın almasına kadar.
İlk kez bir Türk tarafından işletilen Pano'ya, Fevzi Büyükerol gençliğinden beri hayran. Beyoğlu'nda doğup büyüyen Büyükerol'un babası da Cumhuriyet Meyhanesi'ni işletiyormuş. Hesap ödemeyen müşterilerini bulmak için babası, Büyükerol'u Pano'ya yollarmış. Büyükerol '80'li yılların Pano'sunu şöyle anlatıyor:
"O zamanlar Pano koğuşlardan oluşurdu. Altı koğuştu ve her koğuşun ayrı özelliği vardı. Altıncı koğuşta, yani en dipte olanında sinyal toplamaya yani içki içebilmek için gelip geçenden para istemeye çıkanlar içerlerdi. Cam kenarına emekliler, orta taraftaysa sağa sola gözükmek istemeyenler gelirdi."
Buranın daimi müşterileri arasında kimler yokmuş ki... Cahide Sonku, Ece Ayhan, Tugay Toksöz... Özellikle Cahide Sonku, Pano'ya çok düşkünmüş. ''Sabahtan içmeye gelirdi, cam kenarına otururdu çoğu kez. Üç aylığını aldığı dönemde masası bayağı kalabalık olurdu. Aylığının bittiğini yalnızlığından anlardım."
Fevzi Büyükerol'un Pano'ya geldiği dönemlerde buranın işletmecisi Yanni isimli bir Ermeniymiş. Çok dikkatli bir insan olan Yanni, kimden hatıra resmi istese, onu korku sararmış. Yanni, müşterilerini çok iyi izler, çok içerlerse kızarmış. Bazılarına ise içki yasağı koyup, bir yudum şarap bile vermezmiş. Bu nedenden Yanni'nin bazı müşterileri içmek için Cumhuriyet Meyhanesi'ne gider, ondan yakınırlarmış. ''Yine yasak koyduğu adamlardan biri Dansör Franklin Pano'da içemez, bize gelirdi. Bir gün yine geldi. Eti benzi atmıştı korkudan. Yanni, Franklin'den resim istemiş. Yanni'nin resim istediği adam iki aydan fazla yaşamazdı. Franklin'in korkusu o yüzdendi. O da fazla yaşamadı.
O dönemlerde içki yüzünden Pano'da ölenler çok olurmuş. Zamanın şairlerinden Muammer Hacıoğlu da Pano'nun müdavimiymiş. Pano'ya sabah gelip, akşam çıkarmış. Orada burada içip, sonra Pano'ya gelenlere de çok kızarmış. ''Pano'nun askeri olmayanlar, burada şehit düşmemeli'' dermiş. Hacıoğlu da Pano'da şehit düşenlerdenmiş.
Büyükerol'un saydığı ünlülerden Salah Birsel de ''Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu'' isimli kitabında söz ediyor Pano'dan. Ünlü şair Attila İlhan ve arkadaşlarının Pano'ya geldiğini yazıyor kitabının bir bölümünde. ''Baylancılar'' olarak adlandırdığı bu grubu şöyle anlatıyor:''Attila İlhan önderliğindeki Baylancılar grubu hep beraber Pano'ya giderlerdi. Büyük fıçılarda yer alan şaraplar numara numaraydı. Tek numaralar siyah, çift numaralar beyaz şaraptı. Şarabın numarası yükseldikçe, kalitesi de yükselirdi. Baylancılar burada 9 ya da 11 numaralı şaraptan içerler, parasız olduklarında da 3 numaraya kadar düşerlerdi.
Beyoğlu'nun simgelerinden...
Buranın Beyoğlu'nun simgelerinden biri olduğunu söyleyen Büyükerol, Pano'nun kapanmasına çok üzülmüş ve burayı eskisi gibi canlı görmek istemiş. Gerekli maddi desteği sağladıktan sonra mal sahipleriyle görüşmüş. Pano'yu ilk açıldığı günkü gibi restore ettirmek istediği için Ara Güler'e başvurmuş ve onun fotoğraf arşivinden yararlanmış. Böylece aslına uygun olarak restore edilen Pano şaraphanesi, 10 yıllık bir aradan sonra, kuruluşunun 100. yıl dönümünde yeniden açılmış.
29 Ekim 1998'de tekrar açılan Pano Şaraphanesi’nin yenilenmesi yaklaşık 40 milyara mal olmuş. Pano'da fiyatlar makul. Satılan şarapların tümü yerli, kaynağı ise Bozcaada, Yenice ve Denizli. Oralı aileler kendi bağlarında yetiştirdiği üzümlerden şarap üretip satıyorlarmış. Büyükerol da şarabı onlardan aldığını söylüyor. Şarabın yanında bir tür meze olarak getirilen Fransa ve Hollanda peynirlerinden oluşan altı çeşit peyniri de unutmamak gerek. Porsiyonu 1 milyon 500 bin lira olan bu peynir ortasında bir yumurta, yanında da haşlanmış patatesle getiriliyor.
Pano şaraphanesi, giriş katı, asmakatı ve mahzen olmak üzere üç kattan oluşuyor. Giriş katı restorasyonuna gösterilen özenden dolayı buram, buram nostalji kokuyor. Ahşap masalarla uyumlu olması için perdelerin rengi kahverengi olarak seçilmiş. Arkası çeşit, çeşit şaraplarla dolu olan barın üzerine Panayot zamanından kalan büyük tahta fıçılar dizilmiş. Tavan süslemeleri orijinal, camlar ise vitray. Giriş katından aşağıya inen merdivenler eski şarap mahzenine, şimdiki salon bölümüne açılıyor. Rutubet kokusunun hakim olduğu bu salonda 25 masa var. Pano, açılışının üstünden kısa bir zaman geçmesine karşın kalabalık ve canlılığıyla Beyoğlu'na renk katıyor.
Pano Şaraphanesinin Kadıköyde şubesi açılmış..
Victor Levi Şarap Evi :
Damacı Sok. No:4 Kadıköy
Tel : 0216 449 93 29
Yetkili : Mahmut MAKARACI
| Puan |

9.33
|
|
|
| Kalite |
| Hizmet |
| Tekrar Gitme İsteğiniz |
| Memnuniyetiniz |
Önerir Misiniz
 |
|
|
|
Yorum Ekle
|
-- En Yeni yorum en başta
 |
Toplam 1 yorumdan suanda 1-5 tanesini gormektesiniz: 1
|
|
[Tarih: 18-07-2008]
ŞARAP SEVENLERE... PANO ŞARAP , PATATES KROKET , PEYNİR TABAĞI , ÜZÜM... VAZGEÇİLMEZ KILIYOR ŞARABI.. MEKANDA KALİTELİ OLUNCA.. BÜTÜN ŞARAP SEVENLER DENEMELİSİNİZ....
Artılar: KALİTELİ, ELİT
|
|
|
| Puan |
 10 |
|
|
Diğer Bölümler |
|
|
 |
|
|
|