Ara - Bul Şehir
Ana Sayfa | Restoran | Gece Hayatı | Kafe & Pastane | Hotel & Konaklama | Etkinlik | Sarı Sayfalar | Üyeler
   Üye olmak için tıklayın !!
Merhaba, giriş için tıklayın  
Istanbul Tarihi Istanbul Trafik Kameraları Istanbul Hava Durumu Rezervasyon Etkinlik Ekle i-Board
Istanbul Resimleri Istanbul Şehir Haritası Istanbul Sarı Sayfalar Şefin Köşesi Mekan Ekle Yorumlar
Istanbul Ulaşım Istanbul Seri İlanlar Promosyon Kokteylim.com Oyun    

Istanbul Haberler

Genel ve yerel haberler burada..

İnternette sansür çığlıkları !

Erişimi engellenen web siteleri bazı internet kullanıcılarını ayağa kaldırdı. Özellikle de blog'cuları.

23 Mayıs 2008 Cuma

A. Kıvanç Tanrıkulu/ PcNet Dergisi

Geçtiğimiz yılın Kasım ayında tüm maddeleri yürürlüğe giren internet yasası, aslında internet kullanıcılarının hayatında beklendiği kadar büyük bir değişiklik yaratmadı. Tam adıyla "İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun", 4 Mayıs 2007'de Meclis tarafından kabul edilmiş, 14 maddeden ikisi, kabulünden altı ay sonra yürürlüğe girmişti.

Tartışmaya başlarken interneti "gazeteye para vermemek" sanan dev kitleyi konunun dışında tutmak gerekiyor. Zira onların ne internet yasasından, ne de internetin tam anlamıyla ne işe yaradığından haberi var...

Gelelim interneti bir yaşam tarzı olarak kabullenen ve sürekli kullanan bizlere. Aslında bu yasa bizlerin de hayatında da pek bir şey değiştirmedi. Nasıl olur? İnternet editörünüz "sansüre hayır", "web siteleri kapanmasın" demeyecek mi? Elbette diyecek, fakat akıl ve mantık sınırları çerçevesinde. Zaten yasanın tek başına hiçbir şeyi sansürlediği yok. Hatta ve hatta ortalıkta "Sansür! Sansür!" diye çığlıklar atarak dolaşanların çoğunun yasada ne yazdığından bile haberi yok! Bugünlerde sanki internette "sansüre hayır deme modası" var. Yeri gelmişken, yasanın metnine http://getir.net/ pbp adresinden ulaşabilirsiniz.

Maddeleri okurken sağduyunuzu da elinizin altında bulundurur-sanız, oldukça anlaşılabilir ve yerinde olduklarını fark edeceksiniz.Yasa öncelikle her internet sitesinin resmi bir sorumlusunun bulunmasını gerektiriyor. Benden, burada yazdığım satırların hesabı nasıl sorulabiliyorsa, bir blog yazarı da internette yayınladığı içerikten sorumlu olmalı. "Hayır, blog'cular istediği gibi atabilir, tutabilir, istediğine küfredebilir, isterse terör propagandası bile yapar." diyen varsa beri gelsin!

Yasada bir web sitesinin erişiminin engellenme¬sini gerektiren suçlar açıkça sıralanmış. Fakat bir tanesi biraz dikkat gerektiriyor: müstehcenlik. Müstehcenlik kavramının hukuki olarak ne ifade ettiğini bilemiyorum ama Türk Dil Kurumu'nun güncel sözlüğünde "müstehcen"in karşılığı "açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız." Bu durumda savcı ve yargıçlarımıza olur olmaz her siteyi "yakışıksız" bulmayacakları konusunda güvenmeliyiz. Kaldı ki, onların bir siteyi incelemesi için öncelikle birilerinin site hakkında suç duyurusunda bulunmuş olması gerekiyor. İnterneti bir ucundan başlayıp sayfa sayfa denetleyecek bir yapının mümkün olmadığı herkesin malumu... Şimdi gelelim bir blog'da yazılanlar yüzünden Wordpress gibi önemli bir blog sağlayıcının tümden erişime kapatılmasına. Ben bunun zamanla tarihe karışacak bir "teknik problem" olduğunu düşünüyorum. Belki de önümüzdeki günlerde sitenin tamamı yerine belirli bir kısmının erişimine engel koyulması mümkün olabilir. Wordpress'in kapatılmasıyla ilgili bir şeyleri daha önce bu sayfalarda yazmıştım. Adnan Oktar'ın avukatı, müvekkilinin şahsına yapılan bazı ithamlardan dolayı dava açmış ve mahkeme de erişimin engellenmesine karar vermişti. Sitenin engellenmesine sebep olan içerik bir kullanıcı tarafından oluşturulmuş olsa da sonuç değişmedi.
 
Davayı açan şahsın kim olduğu, ne iş yaptığı, dünya görüşünün nasıl olduğu bu noktada bizi ilgilendirmiyor. Kendine hakaret edildiğini açıkça kanıtlamış olmalı ki, mahkeme de yapılan yayının durdurulması gerektiğine karar vermiş. Burada asıl sorumluluk VVordpress'e düşüyor. Kullanıcılarından biri tarafından oluşturulan bir içerik başkalarının haklarına zarar verdiğinde VVordpress yönetimi işi ele almalı ve müdahalede bulunmalıydı. VVordpress altında blog yayınlayan ve bu olaydan dolayı blog'ları kapananlar, "Sansüre hayır!" diye kampanyalar başlatmak yerine olaylar karşısında kılını kıpırdatmayan Wordpress'e kızmalılar. Adnan Oktar'ın avukatı Kerim Kalkan, bizlere gönderdiği basın açıklamasında şirkete defalarca başvuruda bulunduklarını, fakat söz konusu içeriğin kaldırılmadığını belirtiyordu. Kısacası Wordpress insanlara ücretsiz bir hizmet veriyorsa gerektiği zaman müdahalede bulunarak işin devamlılığını da sağlamak durumunda.

Küçük bir uyarı

Her ne amaçla olursa olsun web sitesi yapıyor veya işletiyorsanız, internet yayıncılığını düzenleyen yasayı okuyun ve tamamıyla uygun hareket ettiğinizden emin olun. Altı üstü 14 maddeden oluşan metni okumanız 5 dakikanızı almayacaktır. Örneğin yazışma adresi bilgilerinizin web sitenizde bulunması, başınıza gelebilecek birçok kötü durumu engelleyebilir. Mahkeme ya da savcılıklar tarafından adresinize yapılan tebligatları sağlıklı şekilde alabilmelisiniz. Bu gerekli durumlarda istenen içerik değişikliğini yaparak web sitenizi erişime kapatılmaktan kurtarabilirsiniz.

Web 2.0 ve devlet sırları

Dergi yayına hazırlanırken YouTube'un erişiminin engellenmesi olayı onuncu günü aşmıştı. Siz bu satırları okurken belki de
tekrar ulaşılabilir hale gelmiş olacak. YouTube daha önce de kapatılmıştı ama bu sefer iş biraz daha farklı görünüyor. Sitenin kapatılma gerekçesi net olarak ortada olmasa da hakkında ilginç yorumlar var. Kimileri "Atatürk'e karşı işlenen suçlar" kapsamında kapatıldığından bahsederken, kimileri de "YouTube'a sızan devlet sırlarından dem vuruyor. Hatırlarsanız bazı üst düzey komutanlara ait olduğu iddia edilen ses kayıtları popüler video sitesinde yayınlanmıştı. YouTube gerçekten bu nedenle kapatıldıysa üzerinde günlerce konuşulabilecek bir konumuz var demektir. Çok fazla yer kalmadığından kısaca bahsetmek istiyorum. İnternetin Web 2.0 olarak adlandırılan bu döneminde kullanıcı tarafından yaratılan içeriğe hükmetmek teorik olarak da pratik olarak da mümkün değil. Kimilerinin espriyle karışık söylediği gibi, tüm bunların önüne geçmek için kabloları tümden kesmek gerekiyor. Yani bütün bu sansür tartışmaları önümüzdeki yıllarda yaşanacak olan "şeffaflaşma" ile son bulacak, internetin özgür doğasının sansüre izin vermediği bir süre sonra anlaşılacak. Bu süreç içinde bilinçli internet kullanıcılarına "başkala¬rına zarar vermeden online olmayı" öğrenmek ve benimsemek düşüyor.

 

milliyet|27-05-2008|Haber Bölümü
Söz sizde : Yorum, soru yada eleştriniz mi var ? Bizimle hemen kontak kurun.... tıklayın

Sarı Sayfalar: Istanbul | Ankara | Izmir | Antalya | Adana | Bursa | Eskisehir | Kocaeli | Tekirdag |
Etkinlikler: Istanbul | Ankara | Izmir | Antalya |
Yorumlar: Istanbul | Ankara | Izmir | Antalya |
i-Board: Istanbul |
Diğer: Istanbul'da Ramazan |
Kontak Kurun | İnsan Kaynakları | Hizmetlerimiz | Sitemize Reklam Verin | www.kokteylim.com | Yaylagul Multi Medya | RSS |
© 2000 Yaylagul Multi Medya Ltd. All rights reserved.