Koreografi: İlyas Odman
Kavramsal tasarım: İlyas Odman
Saksafon & Doğaçlama: Aytuğ Aksakal
Vokal & Doğaçlama: Hana Koriech
Proje Yönetimi: Hande Minetoğlu
Koreograf İlyas Odman’ın 2007 – 2008 sezonunda sergileyeceği ve e- günlüğünü www.ilyasodman-darb.blogspot.com adresinden yayınladığı “DARB” adlı çalışmanın ön gösterimlerinden ilki olan “imago forever” iki müzisyenin ile gerçekleştirilecek iki ayrı solo ve bir “sessiz” soloyu kapsıyor. Aytuğ Aksakal’ın saksafonu ve Hana Koriech’in sesi ile katılacağı performans bir denemeden çok kendi içinde tutarlı bir bütün arzetmeye çalışıyor.
...imago forever,bir “açık prova” olduğu kadar sürrealist bir sahne yerleştirmesi olarak okunabilir. Sahnede olan bitenler kopuk imajlardan ibaret bir performansın izlerini taşır. Aynı Cocteau'nun resimde, Genet'in sahne dilinde ve Lynch'in sinemada gerçekleştirdiği "birşeyi" hatırlatan ama temsil etmeyen imgelerden kuruludur. İşin çıkış noktası İstanbul argosunda cinsel azınlıklar için kullanılan "yastık ısıran" deyimidir. Sahnede bazen kesişen bazen birbirinden tamamen ayrılan üç performer, tıkılı kaldıkları köşelerinde "birşey" ifade etmeye gayret ederler, mana arzetmeye ve orada olduklarını başta kendilerine kanıtlamaya...Ancak performans,onların "başarı"larına değil "çaba"larına odaklanır...Köşeye itilenin "beden"inin içindeki "çaba"ya odaklanır, baştan başarısızlığa mahkum kabul edilen çabaya...
KÖŞE:
“ birşey kendini niye köşeye atar
neden...
hareket sensorlu bir scannerın gözünde "yok" olacak kadar UZUN süredir köşede, hareketsiz yatıyordu....
BİR CESSED bileevet bir cESSEd bile daha çok kıpırdar...
neden bu kadar hareketsiz duruyor....
onu en son ne hareket ettirdi
..ondan sonra bir daha hareket etmedi...
etmedi mi...edemedi mi...
orada duruyor köşede....
onu biri mi fırlattı
kendini mi düşmeye karar verdi..
karar var mydı
yoksa bir kaza mı
ya da bilinç aranmalı mı....
Bir cessed bile daha yaşam dolu...
..neden duruyor...
neden kıpırdamıyor
herşey yolunda mı...
neredeyse bişiyin cebinden düşmüş biri
..neredeyse birinin cebinden düşmüş bişi....
köşede hareketsiz yatanları umursayın...
durgunluklarının
ardında son büyük ve FATAL bir hareketlilik var....DI....”