Yunus Dürür Benim Adım
Yazan: Semih Sergen
Yöneten: Semih Sergen
Yönetmen Yardımcısı: Emine Tekin Ünal
Dekor Tasarım: Sertel Çetiner
Giysi Tasarım: Gül Emre
Işık Tasarım: Burhanettin Yazar
Müzik: Can Atilla, Ahmet Adnan Saygun
Dans Düzeni: Handan Ergiydiren Özer
Sema Dansı: Hakan Odabaşı
Asistan: Müjde Hayat
Sahne Amiri: Orhan Karataş
Kondüvit: H. Alp Duman
Işık Kumanda: Serkan Özdemir
Suflöz: Necmiye Özsümer
Rol Dağılımı
Olcay Kavuzlu, Ahmet Erkut, Faruk Günuğur, Şemsettin Zırhlı, Betil Akışık,
Serap Kunak, Levent Çelmen
Koro Kadınlar:
Müjde Hayat, Emine Kazbek, Bengi Oray, Füsun Demirden, Handan Kılıç,
Duygu Aslan, Sema Borhan,
Kora Erkekler:
Volkan Özmen, A.Tansu Taşanlar, Cengiz Aydoğan, S. Levent İlkay,
Turgut Alkaçır, Kemal Denizci, İsmet Tamer, İbrahim Korumaz, Hasan Üreten,
Bahadır Tokmak
Bağlama: Evren Tuncer
Bendir: A.Tansu Taşanlar
Özet
Oyun XIII.yüzyılda Anadolu insanının kıtlık, kuraklık ve açlıkla kıvrandığı bir dönemde başlar.
Ozanlar ozanı Yunus Emre insanların derdine derman olmak, açlığa yokluğa bir çare bulmak için düşer yola…
Yunus'un yolculuğu başlamıştır artık.
Önce Sular Sultanı Hacı Bektaş Veli’nin makamına varır. Yunus’un hamlık dönemidir bu dönem.
Düşünde onu çağıran kişinin Hacı Bektaş Veli olduğunu geç fark eder. Ama iş işten geçmiştir artık. Taptuk Emre’ye verilmiştir. Yunus’un anahtarı, ona gitmesi söylenir. Buradaki görevi dergaha odun taşımaktır. Odunun ateşte yandığı gibi Yunus'unda yüreği hak aşkıyla alev alev yanmaktadır.
Bu hak arayışı bu yangın Yunus' da nefeslere ve ilahilere dönüşür. Onu bir halk ozanı yapar. Ve yolu Mevlana Celaleddin Sultana götürür.
Yunus Emre Mevlana Sultanın yanında olgunluk dönemini yaşar.
Ve Mevlana Sultanın dediği gibi
"Hamdım, piştim, oldum" diyerek erenlik makamına ulaşır.